TUBİM - Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İle Mücadele İzleme Merkezi | Bu web sitesi Webyönet Sürüm 4.0 ile hazırlanmıştır.
Anasayfa   Site Haritası   İletşim/Destek Hattı
 

  » Nasıl Uyuşturucuya Alıştırılır ?
  » Ne Yapmalısınız ?
  » Nasıl Anlarsınız ?
  » Tavsiyeler
  » Vurgular
  » Çocuk Eğitimi > Eğitim Ve İletişm
  » Çocuk Eğitimi > Model Olma
  » Prof. Ferhunde Öktem Yaşam Basamakları
  » Çocuk Eğitimi > Sınır Koyma
  » Çocuk Eğitimi > Öneriler
  » Bağımlıların Aile Profili

Prof. Ferhunde Öktem Yaşam Basamakları

Okula başlayan çocuk için öğretmen ve arkadaşları ön plana çıkacaktır.Öğretmeni özdeşim modeli olmaya başlayacak, bir gruba ait olma gereksinimini arkadaşlarıyla doyuracaktr. Bu dönemde daha çok kızlar kızlarla, erkekler erkeklerle arkadaşlık kurarak cinsel rollerini sınamak ve pekiştirmek olanağı bulacaklardır. Dünyayı algılama biçimleri iki uçtadır; siyah ve beyaz vardır, griyi bu iki rengin arasına yerleştiremez.

B dönem çocukları somut olayları anlar, mantık kurallarını fiziksel nesneler gibi somut olana uygulayabilirler, soyut fikirleri anlamakta güçlük çekerler. Ancak, 10 yaşından itibaren soyut düşünme yetilerinde hızlı bir artış olur. Daha çok mizah, parodi, kinaye (ironi), ve hiciv, yergi (satire) gibi soyut düşünce özelliklerin göstermeye başlarlar. Mecazları ve dolaylı anlatımları algılayamazlar. Mesajı olduğu gibi aldığı için bu yaş grubundaki çocuklara verilecek mesajın içeriği önemlidir. Soyutlama yeteneği geliştikçe duygudaşlık (empati) geliştirmeye ve kendi davranışlarının başkaları üzerinde yarattığı etkileri anlamaya başlar. Ahlak ilkeleri oturuşmaya başlar. Ancak başlangıçta somut sonuç temelli yargılamalarda bulunacak, yaklaşık 10 yaşından sonra niyet temelli yargılamalara geçebilecektir. Bu gelişimin sağlıklı olabilmesi için başka görüş açılarının paylaşılıp,konuşulup tartışılmasında yarar vardır. Spor, müzik, plastik sanatlar gibi etkinliklere yönlendirme çocuklarının farklı yeteneklerni görüp, zenginleşmelerine neden olacaktır. Sorumlulukların bilinçli olarak kazandırılması için en uygn dönemdir.

Okula başlama çocuklar için toplumsallaşma yolunda atılmışçok önemli bir adımdır. Okul, paylaşmanın, hak ve sorumlulukların birlikte yaşandığı bir ortamdır. Okul kuralları yaşam kurallarnın benimsenmesine yardımcı olur. Dünyann en önde gelen okulları bu niteliklerini, kuralları sevgiyle ama tutarlılıkla benimsetmelerine bağlamaktadırlar. Bu okullarda kurallar vardır ve en önemlisi bu kurallar tüm çocuklar tarafından bilinir. Okula uyumun en önemli ögesi ellerindeki kitapçıklarda onların anlayabileceği biçimlerde yazılmış kuralları, nedenleri ile tartışmak ve benimsemektir. Bu okullarda çocuklarla birlikte hazırlanan sözleşmelerde hak ve sorumlulukların birlikte ele alınması çocukların bilinçlenmesi konusunda çok yapıcı bir rol oynamaktadır. Örneğin; “Okulumuzda sessiz bir sınıfta ders yapmak benim hakkımdır. Ancak arkadaşlarımın da sessiz bir sınıfta ders yapmasını sağlamak benim ödevimdir” gibi

Okul döneminde özdeşim nesnesi anne babadan öğretmene kayar. “Her şeyi bilen” bir öğretmenin nitelikleri çocuklar üzerinde çok önemli rol oynayacaktır. Her iki cinsiyetle kurulan arkadaşlıklar çocukların kendilerinin farklı özelliklerini daha iyi tanımalarına, kendileriyle daha barışık, başkalarıyla ilişkilerinde daha becerikli olmalarına yol açacaktır. Ödev yapmak sorumluluğun kazanılması adına diğer pek çoğunun benimsenmesi için örnek yaşantılardır. Bu konunun farkında olan öğretmenler, çocukların düşünme ve yaratıcılığını geliştirici, yıldırıcı olmayan, oyun gibi çok temel gereksinimlerine zaman tanıyan ödevlerle, bunun gelişimine yardımcı olurlar.

Ergenlik dönemi bedensel büyüme ve değişikliklerin çok hızlı yaşandığı bir evredir. Hem gençler hem de onlarla birlikte yaşayan erişkinler bu değişime ayak uydurmada zorlanabilirler. Yetişkin otoritesinin önemsenmediği ya da tepki gösterilebildiği bir dönemdir Cinsel, politik, etnik ve dini alanlarda çeşitli denemelerle bir kimlik oluşturmaya çalışır Bir ideoloji geliştirmeye ve bununla bağlantılı değerlerin, davranışlarına rehber olmasına çalışır Aile dışında, farklı özdeşim modellerine ilgi artar. Anne-babadan ve diğer yetişkinlerden duygusal açıdan bağımsızlaşmaya çalışır Kuralları ve sınırları zorlamayı dener, riskli davranışlara girişebilir. Riskli davranışların çekici bir şekilde sunulması, ya da gençlik dönemine özgü bir değer olarak aktarılması bu tür davranışların taklit edilme olasılığını artıracak, istenmeyen sonuçlara yol açabilecektir. Kendi yaşıtlarından gelen iletiler daha etkilidir. Bilişsel olarak erişkinin yeteneklerine denktir. Aradaki fark eğitim ve deneyimden kaynaklanmaktadır. Karşı cinse ve cinselliğe ilgi artar. Karşı cinsle arkadaşlık kurmaya ve flört etmeye başlar.

Bedene ve dış görünüşe ilgi artar. Duyguları çok değişken olabilir ve çok çabuk örselenebilir Güven-güvensizlik gibi iki uçtaki davranış ve duyguları çok kısa aralıklarla yaşayabilir.. Bağlandığı ve özdeşleştiği kahramanların davranışlarını çok yoğun bir biçimde sahiplenebilir Riskli içeren ya da suça yönelik davranışlar gençlere çekici gelmektedir..

Ergenlik dönemini simgeleyen bir yontu yapılsa, ergen bir eliyle iten ve reddeden, diğer eliyle isteyen ve bekleyen şekilde gösterilebilirdi. Bir yandan yoğun bağımsızlık isteği diğer yandan ait olma ve sahip çıkılma beklentisi bu dönemde yaşanan tipik çatışmalardandır. Ergenlik yoğun çelişki ve ikilemlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu nedenle ergen, kendini tanıma yolunda büyük bir çaba harcamak zorunda kalır. Ben kimim? Nelerden hoşlanırım? Gücüm ve yeteneklerim nedir? Neleri yapamam? Gelecekte ne olacağım? gibi soruları henüz kendi yanıtlayamazken bu gibi konularda birilerine yanıt verme ya da en azından etkileşime girmek zorunda kalır. Bir gün önce sevdiği bir giysiyi bir gün sonra neden sevmediğini anne ve babasına anlatmakta çok güçlük çeker. Dün işe yaramaz bulduğu bir fikri bu gün neden savunduğunu kendisi de bilmiyordur ama yine de sonuna kadar direnir. Bu durum gençlerle birlikte yaşayan erişkinleri de çok zorlar. Delikanlılık döneminin çalkantılarını atlatmış, dingin bir yaşamın keyfini çıkarmaya çalışan erişkinler de bu bilinmezliklerden huzursuz olabilirler. Nasıl baş edebileceklerini bilemeyebilirler. Bebeklik döneminden başlayarak kurulan sağlıklı, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan tutarlı bir ilişkiyle yetişen gençlerde bu karmaşa çok daha az yaşanır. Yine de az da olsa duygusal git- gellerin yaşanabileceğinin bilinmesi anne, baba ve çocuk açısından bir aşı işlevi görmekte, koruyucu ve rahatlatıcı olmaktadır.

Kendine güven ve güvensizlik ergenlik döneminde en yoğun yaşanan çelişkilerdendir. Ergen bir yandan öne sürülen tüm örneklere karşın ergen, eve geç vakit tehlikesizce dönebileceğini savunur. “Bana güvenmiyor musunuz? Bana bir şey olmaz” sözcükleri çok sık duyulur ergenin ağzından. Ancak aynı ergen yolda adres sormaya utandığı için saatlerce yanlış yollara sapabilir. Ya da derste soru sormaya, komşudan bir fincan ödünç şeker istemeye çekinir. Bir yandan kendini vazgeçilmez biçimde hoş bulan genç, yüzünde çıkan bir sivilce ya da yatmayan saçı nedeniyle dünyanın en çirkin kişisi haline gelebilir!


Çok kısa aralıklarla aşırı hareketli ve aşırı durgun olabilir. Kabına sığamayan, “eli, kolu durmayan” çocuğunuz bir an sonra gözünü saatlerce tavana dikip yatabilir.

Bir yandan başarılı olmak beğenilmek ister: Diğer yandan çalışkan olduğunda arkadaşları arasında komik duruma düşeceği , alay konusu olacağı yönünde bir endişesi olabilir. Bu dönemde başkalarının, özellikle arkadaşlarının ne düşündüğü onun için çok önemlidir.


Giyim beğenilme ve ait olma duygusunun somut bir ögesidir. Arkadaşlar arasında adı geçen ya da benzemek istediği kişilerin üzerinde görülen giysiler ve markalar öne çıkar. Ancak, sahip olmak için o denli çaba gösterilen ayakkabılar bağları açık, partal bir görünümde giyilebilir, kot pantolonlar beyazlatılmak için duvarlara sürtülebilir, üzerine yazılar yazılabilir ya da kesikler oluşturulabilir.

İlgi duyduğu konular ve nesnelere ilişkin aşırı dikkat ve titizlik söz konusudur. Yapmak istemediği ya da ilgisini yeteri kadar çekmeyen bir konuda dikkatini toplamak çok zor bir uğraştır. Pek çok ana babanın ortak tanımı olan “bakar görmez” sözcüğü bu durumu oldukça güzel özetlemektedir. Yine “on kez yirmi kez sesleniyorum duymuyor” şeklinde yakınılan ergenler, kendilerine ilişkin bir fısıltıyı bile duyabilirler.


Ergenlik döneminde gençler çok kırılgan olurlar. En ufak bir eleştiriyi benliklerine yapılmış bir saldırı olarak değerlendirebilirler. Buna karşın argo , kaba konuşma ve hitap biçimlerine en çok bu dönemde rastlanır. Aynı zamanda keskin birer gözlemci olma yeteneğinin tadını çıkaran ergenler acımasız birer eleştirmen olurlar. Onların yaptığı biçimdeki bir eleştiri sizden gelirse bunu kaldırmakta zorlanır, hiç unutmaz ve sizin kendinizi suçlu hissetmenize neden olur.

Özveri ve acımasızlık neredeyse aynı zamanda bile gözlenebilir. Babasının borçlanarak aldığı bir giysiyi hiç düşünmeden bir arkadaşına armağan verebilir.

Büyümek ve gelişmek her çocuğun gerçekleştirmesi beklenilen hoş bir serüvendir. Ancak, her serüven gibi zaman zaman bilinmezliklerin yaşanması, beklenmeyen sürprizlerin ortaya çıkması bu uğraşıyı daha meraklı hale getirir.

Bu denli karmaşa içinde olan ergenlerin kendilerini sevebilen bir yetişkin olmaları için sevildiklerinden emin oldukları bir ortam içinde büyümeleri ön koşuldur. Çocuklar zaman zaman yaptıkları yaramazlıklarla büyüklerinin kendilerine olan sevgilerini sınarlar. “Beni ne kadar çok seviyorlarsa o kadar çok katlanırlar” mantığı çok yabancı olmasa gerek. Ancak yetişkinlerin de bunu “Seni çok seviyorum. Bu nedenle kendine olumsuz bir şey yapmana ya da olumsuz bir kimlik geliştirmene izin veremem şeklinde değiştirmesi gerektir. Küçük yaştan başlayarak, konulan kuralların tartışılabileceği, gözden geçirilebileceği ancak konulduktan sonra uyulması gerektiği çocuklara aşılanmalıdır.

Çelişkili davranış biçiminin belki en uç örneği bağımlıklar açısından yaşanabilir. Özgürlüklerine en düşkün oldukları bu dönemde bağımlılık onları çok ürkütür.. Ancak yaşadıkları karmaşa nedeniyle neye bağımlı olduklarını anlamadan bağımlı olabilirler. Bu dönemde, en sağlıklı olanı ergenin, ailesine bağlılığını sürdürerek bağımsızlığını kazanmasıdır



 


  Uyusturucubagimliligi.com Her hakkı saklıdır. 2007. Bu site içerisinde yer alan içerik
T.C. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı
Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı ile Mücadele İzleme Merkezi (TUBİM) tarafından
sağlanmaktadır.
TUBİM         EMCDDA Bu site EMCDDA (Avrupa Uyuşturucu
ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi)
desteği ile hazırlanmıştır.